TIKLAYAZ.com Tüketici Ürün Yorum ve Karşılaştırma Sitesi

Just another WordPress.com weblog

Archive for the ‘Zayıflama ve Diyet Ürünleri’ Category

Halk, LİDA Zayıflama Hapına Karşı Uyarıldı

without comments

Bursa İl Sağlık Müdürü, Yurda Kaçak Olarak Sokulan ve İçeriğinde Sağlığa Zararlı Olabilen ‘Sibutramine’ Maddesi Bulunan Lida İsimli Zayıflama Ürünün Kullanılmaması Konusunda Vatandaşları Uyardı.
 
Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Serhat Yamalı, yurda kaçak olarak sokulan ve içeriğinde sağlığa zararlı olabilen ’sibutramine’ maddesi bulunan Lida Zayıflama Yosun Kapsulü isimli ürünün kullanılmaması konusunda vatandaşları uyardı.

Dr. Yamalı, Türkiye’de yaygın olarak satılan ve halkın kontrolsüz kullandığı Lida Zayıflama Yosun Kapsulü zayıflama hapı ürünü hakkında bir basın açıklaması yayınladı. Muhtevasında doktor kontrolünde kullanılması gereken bir ilacın etken maddesi olan ’sibutramine’ maddesi bulunan ve imal-ithal-satış izni olmayan ürün hakkında Sağlık Bakanlığı’na birçok şikayetin ulaştığını belirten Yamalı, “Son dönemlerde gerek basından gerekse internet üzerinden ulaşılan bilgiler neticesinde, Lida Zayıflama Yosun Kapsülü’nün yaygın olarak satıldığı ve halkımızın bu ürünü kontrolsüz olarak kullandığı bilinmektedir. Sağlık Bakanlığı’nca yapılan araştırmada, ithal onayı olmayan bu ürünün içeriğinde doktor kontrolünde kullanılması gereken bir ilacın etken maddesi olan ’sibutramine’ tespit edilmiş ve ürünü kullananlarda ciddi yan etkileri olduğu bildirilmiştir. Bu sebelerden dolayı, halkı yanıltarak yanlış kullanıma neden olan ve toplum sağlığını tehdit eden bu ürünün imal-ithal ve satışı durdurulmuştur” dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı  18/04/2007

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:23 am

Şu Titanlar ve Zayıflama Ürünleri

without comments

Herbalife isimli zayıflama ürününün, ancak doktor kontrolünde ve eczanelerde satılması gerektiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Akar, Merhaba’ya verdiği yazılı cevapta Herbalife isimli ürünlere, Tarım Bakanlığı tarafından gıda gibi değerlendirilerek ithal izni verilmesinin son derece sakıncalı olduğunu söyledi.

ÖLÜM RİSKİ

Dr. Akar, ürünün bileşiminde bulunan kafein maddesinin alışkanlık yapmanın yanı sıra kimi kişilerde ölüm tehlikesine neden olabileceği uyarısında bulundu. “Kafein bir ilaç etken maddesi olup kalp damar rahatsızlığı olan kişilerde ölümcül yan etkilere yol açabilir” diyen Dr. Akar bu nedenle ürünün mutlaka Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi ve sadece eczanelerde hekim kontrol ve önerisi ile satılması gerektiğini vurguladı.

SAĞLIK BAKANLIĞI DENETİME ALMALI

Konuya ilişkin görüşlerinin Tarım Bakanlığı’na aktarıldığını ifade eden Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Akar, sağlık eğitimi almamış kişilerin kar amacı ile ürünü gelişi güzel pazarlamasının sakıncasına işaret ederek, ‘Bu nevi pazarlama hele yukarıda belirttiğimiz sakıncalar söz konusu iken tehlikelidir. Bu bakımdan Sağlık Bakanlığı denetimi altına alınması önemlidir. Ürüne, Tarım Bakanlığı tarafından gıda gibi izin verilmesi son derece sakıncalıdır’ ifadesini kullandı.

İKİ BAKANLIK KARŞI KARŞIYA

Bu ifadelerle Sağlık Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı karşı karşıya geliyor. Bir tarafta, ölüme kadar varan risklerin taşındığı ifadesi, diğer tarafta gıda izni. Türkiye’de, insan hayatı ve sağlığının ne kadar ucuz olduğu ve ne tür tehlikelere açık olduğu bu olayda da görülüyor. Tarım Bakanlığı’nın cevabı ve söz konusu tehlikelerin var olup olmadığı ile varsa derecesi merakla bekleniyor.

ÖLÜM RİSKİ SÖZ KONUSU OLABİLİR

Distribütörler ağı ile pazarlanan Herbalife ürünleri konusunda yaptığımız araştırma bizi çarpıcı sonuçlara götürdü. Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Akar, söz konusu ürünlerin alışkanlık yapması ile birlikte kimi hastalarda ölüme kadar giden sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

BAKANLIKLARA YAZDIĞIMIZ MEKTUP

İlgili bakanlıklara Herbalife konusunda kamuoyunun merak ettiği hususları sorduk.

Bakanlıklara yazdığımız mektup şöyle;

10.Mayıs.2004, Konya Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ Sağlık Bakanı Son iki yıldır Konya’da, kelimenin tam anlamı ile furya haline gelen HERBALIFE konusunda zat-ı alinizi rahatsız ediyoruz. Zayıflama ilacı olarak takdim edilmekte olan ürünün pazarlanması, Konyalıları caddede-sokakta adım atamaz hale getirmiştir. Her bir ağaçta, elektrik direğinde, aracınızın camında ya da kapısında, “ULUSLAR ARASI FİRMADAN DOLGUN ÜCRET…” ibaresi ile günbegün karşılaşmanız mümkün. Yaya geçidinden geçtiğiniz anda bir genç kız ya da delikanlının elinize ilan tutuşturuvermesi de mümkün.

Peki nedir, HERBALIFE?

Bakanlığınız’dan izni var mıdır?

Sağlığa zararı ya da faydası tespit edilebilmiş midir?

Bağımlılık yapmakta mıdır? Obez bir toplum olarak bilinen Amerika, ülkemizde bir deneme mi yapmaktadır?

Otel toplantılarında neler konuşulmaktadır?

Bir nevi TİTAN zinciri ile karşı karşıya mı bulunmaktayız?

Prof. Dr. Orhan Çeker’in, ‘Konya’da çok uluslu şirketler misyonerlik faaliyeti yapıyor?’ ifadesi ile HERBALIFE’ın bir bağlantısı var mıdır?

Vergi açısından durum nedir?

Bu ve benzeri sorular konusunda bakanlığınız ilgi alanına giren konuların araştırılarak, tarafımıza bilgilenmek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacı ile iletilmesini arz ediyor, bil vesile çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.”

İŞTE CEVABIN TAM METNİ

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Akar’ın mektubumuza Sağlık Bakanlığı adına verdiği cevabın tam metnini yayınlıyoruz.

 “İlgi: 10. 05. 2004 tarihli yazınız İlgi yazınız incelenmiş olup; HERBALIFE ÜRÜNLERİ TARIM BAKANLIĞI tarafından ruhsatlandırılan/izin verilen bir preperattır. Bileşiminde doluluk hissi vererek açlığı yatıştıran ve defekasyonu sağlamak üzere şişme özelliğine sahip müsilaj bakımından zengin doğal liflerin yanı sıra açlığa bağlı halsizliği gidermek üzere de KAFEİN ilave edilmektedir.

Bilhassa KAFEİN bir ilaç etken maddesi olup kalp damar rahatsızlığı olan kişilerde ölümcül yan etkilere yol açabilir. Ayrıca KAFEİN alışkanlık yapıcı bir madde olarak bilinir. Bu nedenle ürünün mutlaka Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi ve sadece ECZANELERDE hekim kontrol ve önerisi ile satılması gerekir.

Sağlık eğitimi almamış kişilerin kar amacı ile bu ürünü gelişi güzel pazarlaması hele yukarıda bahsedildiği şekilde sakıncalar söz konusu iken tehlikelidir. Bu bakımdan Sağlık Bakanlığı denetimi altına alınması önemlidir. Bu bakımdan ürüne TARIM BAKANLIĞI tarafından gıda gibi izin verilmesi son derece sakıncalıdır. Ayrıca konu TARIM BAKANLIĞI’na aktarılmıştır.

Dr. Halil Akar / Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı” ABD’DE YASAKLANAN ÜRÜNLER Öte yandan bu yıl başında, ABD Gıda ve İlaç Dairesi ‘Efadra’ içeren zayıflama ürünlerinin kullanımını yasakladı. ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA, 1999 yılından beri izlemeye aldığı efedra içerikli diyet katkı ürünlerinin satışını yasakladı. Yasak kararın yayınlandığı 6 Şubat 2004 tarihinden itibaren 60 gün içinde yürürlüğe girdi. Efedra ihtiva eden ürünler ABD’de aşağıdaki markalarla pazarlanıyordu. Bunlardan bir kısmı ülkemizde de satılmaktadır: 2 Way Max, Bata Blockers (hipertansiyon ilacı “beta blokerler” ile karıştırmamalı), Brand Mini-Tab, Dexatrim, Diet Fuel, Ephedrine HCL, Fat Predator, Herbalife, Herbalift, Hoo, Hydroxycut, Leptoprin, Metabolife 356, Metabolite, Mini-Thins, Pseudophrine, Quaifen PseR, Ripped Fuel, Stackers, Suddenly Slim, Synephrine, Thermagenics, Trimspa, Truckers Love It, X-Treme Lean, Xenadrine, Yellow Jackets. Söz konusu yasaklama konusunda bir araştırma yapan ‘dr. pozitif’ internet sitesinde konuya ilişkin şu bilgiler veriliyor.

 “Ülkemizde, özellikle Herbalife markalı ürünlerin satış gayretinin son zamanlarda yoğunlaşmasından olmalı özellikle bu markanın müşteri ve satıcılarından birden fazla soru aldık. Bu sorular, araştırmamızı derinleştirmemize yol açtı. Bu konudaki bazı ayrıntıları okuyucularımızla paylaşıyoruz: 1. Herbalife’ın Thermojetics Bitkisel Yeşil tabletleri ve Thermojetics Bitkisel Bej tabletleri efedra içermekteydi. İngilizce isimleri şöyledir: “Thermojetics original green herbal tablets” ve “Thermojectics gold herbal tablets”. 2. Bu tabletlerden birincisindeki efedra kaynağı, Ma Huang isimli, Çin kökenli bir bitki; ikincisindeki ise Sida Cordifolia’dır. 3. Herbalife efedra içeren ürünlerin ayrıca yukarda isimlerini verdiğimiz tabletlerin satışını önce efedranın yasaklandığı ABD eyaletlerinde durdurmuş, yasaklama eğiliminin yaygınlaşması üzerine de bu ülkede pazarlanmasına tamamen son vermiştir. Firma, bu durdurmayı ABD’de FDA’nın Şubat 2003’deki açıklamalarından önce yaptığını bildirmektedir. (Şubat 2004’deki yasaklama kararı ile karıştırılmamalıdır) 4. Bu ürünler bize verilen Türkçe reklam broşürlerinde yer aldığı halde bunları Ankara’daki Herbalife satıcılarından temin edemedik. Bu muhtemelen broşürlerin eskiliğinden kaynaklandı. Satıcılardan biri, bize, Mayıs 2003’ten beri bu tabletlerin gelmediğini ifade etti. Ürünlerin ABD’de satıştan kaldırılması ile Türkiye’de satıştan kaldırılması arasında bir zaman farkı bulunup bulunmadığı ayrıca incelenebilir; ancak şu anda, efedralı Herbalife ürünlerinin, Türkiye’de de satıştan kaldırıldığı kanısına vardık.

Sonuç olarak tavsiyemiz, yukarda adı geçen iki ürünü ellerinde bulunduranlar varsa, bunları kullanmamasıdır.”

İlaçlarla ilgili yaygın kanaattir; bir ilaç piyasaya çıkmazdan önce 3. dünya ülkelerinde kullanılır, etkileri görülür, sonra Batı -ABD kendi sınırları içinde piyasaya sürer.

Acaba burada da böyle bir durum var mıydı?”

Pazarlama şekli de kafamızda soruların artmasına neden olan bir etkendi. Otellerde toplanılıyor. Motivasyon eğitimleri veriliyor ve sürekli bir üst basamağa çıkmak için katılımcılar teşvik ediliyordu. ‘Distrübütör’ yapılanması bir nevi ‘titanvari’ bir yapılanma mı idi?

Vergilendirilme hususu nasıl işliyordu?

İşte bütün bu soruları alt alta koyduk ve Bakanlıklara müracaat ettik. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ’a gönderdiğimiz mektuplarda bu soruların cevabını aradık. Oysa asıl müracaat etmemiz gereken Tarım Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü imiş. Çünkü Herbalife ‘gıda’ statüsü ile Tarım Bakanlığı’nın izni ile ithal edilmekte imiş. Sanayi Bakanlığı’ndan gelen yazıda, başvurumuzun Tarım Bakanlığı’na iletildiği belirtiliyordu. Nitekim Sağlık Bakanlığı’ndan gelen yazıda da tespitler yapıldıktan sonra ‘keyfiyet’in Tarım Bakanlığı’na iletildiği bildiriliyordu. Herbalife’la ilgili internetten de bir tarama yaptık. ‘Milyar dolar hedefi’nin nasıl tutturulacağı, pazarlama yapılan ülkeler, ‘herbalife’in çıkışı, ‘efadra’ içeren ürünlerin Kanada ve ABD’de yasaklanışına dair bilgileri de bu araştırma sırasında gördük. Bu araştırma sırasında gördüğümüz en ilginç ayrıntı ise, Herbalife, Aloevera gibi ürün pazarlamacıları için kartvizit basılabileceğini belirten ilan oldu. Anlaşılan, bu konu kendi çapında yan sektörlerin oluşmasını da sağlamıştı. Bizi en sarsan bilgiye kuşkusuz Sağlık Bakanlığı’nın cevabı ile ulaştık. Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Akar’ın, mektubu hayati bir konuda aslında nasıl bir başıbozuklukla muhatap olduğumuzu göstermeye yetiyor. Bakalım önümüzdeki günlerde konuya ilişkin nasıl bir gelişme yaşanacak.

Kaynak: Merhaba Gazetesi 12/08/2004

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:17 am

‘Alttak’ler’ Yüklendi Diyet ve Fonksiyonel Gıda 420 Milyon YTL’ye Çıktı

without comments

Kilo, Sindirim ve Kolesterol Sorununun Hızla Yaygınlaştığı Türkiye’de Bu Problemleri Gidermek İsteyenler Diyet ve Fonksiyonel Gıda Ürünlerine Yönelince, Pazar Bir Yılda Yüzde 18.3 Büyüyerek 420 Milyon YTL’ye Ulaştı.

Kilo, sindirim ve kolesterol sorununun hızla yaygınlaştığı Türkiye’de bu problemleri gidermek isteyenler diyet ve fonksiyonel gıda ürünlerine yönelince, pazar bir yılda yüzde 18.3 büyüyerek 420 milyon YTL’ye ulaştı.

Pazar araştırma şirketi Ipsos KMG’ye göre fonksiyonel ve diyet ürünlerdeki bu büyüme, 2007’de yüzde 16.2 gelişerek 33.3 milyar YTL’lik büyüklüğe ulaşan toplam yiyecek ve içecek pazarının da önüne geçmeyi başardı. Bu ürünlere en büyük talep artışı alt gelir grubundan geldi. En fazla talep artışının yaşandığı ürünleri ise çikolata kaplamalar, margarin, bisküvi, ekmek ve enerji içecekleri oluşturdu. Yoğurt, dondurma, makarna ve meyve suyu gibi ürünler ise düşüşe geçerek pazar payı kaybetmeye başladı.
 
Alt gelir grubu zayıflamak istiyor

Diyet ürünlerde toplam satışlarda en fazla payı alan yüzde 44.5 ile hálá üst gelir grubu.

Ancak, alt gelir grubuna yapılan satışların 2007’de yüzde 50 büyümesi dikkat çekiyor.

Türkiye’de diyet ürün alanların yıllık kişi başı harcama tutarı 11.1 YTL oluyor.

Kişi başı harcama üst gelir grubunda 19.6 YTL oluyor. Alt gelir grubunda ise 6.9 YTL’yi aşamıyor.

Evlerin yüzde 89’una diyet ürünler girdi

Pazardaki hızlı büyüme sayesinde Türkiye’de her 100 evin 89’u diyet ürünlerle tanıştı.

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik nedeniyle formu bozulanlar diyet ürünler pazarının 1 yılda yüzde 20 büyümesini sağladı.

90.6 milyon YTL’ye ulaşan pazarda zincir marketler pay kaybederken, satın alma eğilimi bakkal gibi organize olmayan perakende noktalarına kaydı.

Bu ürünlerin satışının yüzde 80’i 36-45 yaş arası ile 56 yaşın üzeri tüketicilere gerçekleştirildi.

Yıllık harcama 21.4 YTL’ye kadar çıkıyor

Şişkinlik sorununu giderme, kolestrolü dengeleme gibi işlevlere sahip olan fonksiyonel gıdaların hacmi de yüzde 18 büyüme gösterdi ve 330 milyon YTL’ye yaklaştı.

Bu ürünlere en büyük talep artışı yüzde 24 ile alt gelir grubundan geldi.

Üst gelir grubunun fonksiyonel gıdalara yaptığı kişi başı ortalama harcama 21.4 YTL’yi bulurken, bu bedel alt gelir grubunda 12.1 YTL’yi aşamadı.

Üst gelir grubunun alışverişlerinde fonksiyonel gıda ürünlerine yer verme sayısı yıllık kişi başı 10 olurken, bu alt gelir grubunda 7’de kalıyor.

Zincir market pay kaybetti

Türkiye’de fonksiyonel ve diyet ürün satışı en fazla orta büyüklükteki market ve bakkallarda gerçekleşiyor.

Bakkalların noktaların satışlardaki payı yüzde 27.7’yi buluyor.

Bakkalların ardından en büyük satış yüzde 26.6’lık pay ile zincir marketlerde yapılıyor.

Büfe, kuruyemiş, toptan satış mağazası gibi noktaların aldığı toplam pay ise yüzde 1’de kalıyor.

Kaynak: Haberler.com 13/04/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:08 am

‘Light’ yazısını gördüğümüz her ürünü sınırsız yiyebilir miyiz? Uzmanı cevaplıyor

without comments

Diyet ürünler hakkında tavsiyeler

Samanyolu Haber TV’de İyilik Sağlık Programını yapan Diyet ve Beslenme uzmanı Deniz Şafak Akçaoğlu Light ürünler hakkında merak edilenleri cevaplıyor

Light ürünler beslenme alışkanlığını bozar mı?

Türk Gıda Kodeksine göre enerjisi %25 azaltılmış ürünlere light diyebiliyoruz. Genelde hiç kalorisi olmadığı algısı vardır. Oysa enerji değeri 1 / 4 kadar azaltılmıştır. Örnek verecek olursak enerji değeri 100 kkal olan bir bisküviyi 75 kaloriye indirirsek light diyebiliriz. Bu ürünleri fazla tüketmek beslenme alıkanlığını bozmayabilir ancak dikkat edilmesi gereken hususlar var. Normal bisküvi yerine lihgt bisküvi tüketmek sağlık açısından bir tehlike içermeyebilir . Bu yinede her besin için geçerli değildir. Taze sıkılmış bir meyve suyu yerine diyet meyve suyu tüketmek doğru olmaz. Sağlık açısından da olumlu bakılmaz. Taze meyve suyunun bütün vitamin özelliklerini ve doğallığını kaybetmiş oluyoruz. Genel olarak düşünürsek doğal ürünler varken light ürünlere yönelmek doğru olmaz ancak zaten işlem görmüş bir üründe içeriğine de bakmak kaydıyla diyet ürün tercih edilebilir.

“Light” yazısını gördüğümüz her ürünü sınırsız yiyebilir miyiz?

Yukarıda da bahsettiğim gibi lihgt ürünlerinde bir kalorisi var. Bazı içeceklerde bu sıfıra yaklaştırılmıştır. Bu nedenle öncelikle etiket bilgilerini iyice okumak gerekir. Hatta referans ürünlerle karşılaştırmasını iyi yapmalıdır. Sınırsız tüketim hiçbir zaman doğru olmaz. İçindeki katkılarıda düşünmek gerekir. Günlük enerji ihtiyacı 2000 kkal olan bir kişi için 300 kkal yi light ürünlerden almanın bir sakıncası yoktur. Ancak yarısını veya daha fazlasını karşılamak katkı maddeleri bakımından doğru olmaz. Örneğin bazı tatlandırıcıların fazlası laksatif etki gösterir yani ishale sebep olur. Dolayısıyla bu tatlandırıcıyı içeren bir diyet ürünü fazla tüketmek ishale neden olabilir.

Şekersiz ya da tatlandırıcılı ifadelerinin kullanıldığı ürünler kalorisiz midir?

Şekersiz veya tatlandırıcılı ifadelerinin kullanıldığı bazı ürünler kalorisiz olabilir Bazılarınında enerjisi azaltılmıştır. Bir diyet kolada şekersiz ifadesi kalorisiz olarak değerlendirilebilir ancak bir bisküvi için az kalorili ifadesini taşır. Çünkü o bisküviyi oluşturan un , yağ ve katkı maddelerini içermek zorundadır. Bu nedenle şekersiz ürünlerin sadece şekerleri yoktur ancak diğer besin öğelerinden gelen kalorleri vardır. Normal ürüne göre kalorisi daha düşüktür.

Diyet ürünlerin az kalorili diye bol bol tüketilmesi kilo almaya yol açar mı?

Evet. Kilo almaya sebep olabilir. Diyet ürünlerin kalorisinin olduğunu düşünürsek onlarıda bol bol tüketmek bir süre sonra fazla kilo olarak bize dönmesine neden olabilir. Tüketilen her yiyeceğin enerjisini bilmek gerekir ve ona göre tüketmek gerekir. Bir dilim normal ekmek yerine 2 dilim diyet ekmek tüketmek bile daha fazla enerji almaya neden olur. Kalorisi hiç olmayan diyet ürünlerinde fazla tüketimi hem katkı maddeleri açısından hemde fazla yeme alışkanlığını edinme açısından doğru olmaz. Hangi yiyeceğin yerine ne kadar diyet ürün tüketeceği iyi hesaplanmalıdır.

Diyet ve diyabetik ürünler arasındaki fark nedir?

Diyet ve diabetik kelime anlamı olarak birbirinden farklıdır. Diyet ,enerjisi azaltılmış demektir. Oysa diabetik, içinde kullanılan şekerin kan şekerini yükseltmediğini ifade eder. Diyet ürünler şeker veya yağ sınırlandırılarak diyet olabilir. Oysa diabetik ürünlerde şekerin kesinlikle kanı yükseltmeyen bir şeker ( fruktoz , sorbitol , asparpam , asesülfam – k vs. ) olması gerekir. Diyet ürünlerin kalorisi düşük olmak zorundadır. Oysa diabetik ürünlerde böyle bir zorunluluk yoktur. Diabetik ürünlerin kalorisi normal ürünlerle aynı olabilir. Dolayısıyla fazla tüetimi yine kilo alımına neden olabilir. Önemli olan şekeridir.Bir yiyecek yada ürün hem diyet hem diabetik olabilir. Örneğin şekersiz bir ürünü diyet yapanlar tüketebileceği gibi içinde şeker olmadığıdan dolayı diabetiklerde tüketebilir.

Light ürünler kalori içermez ve zayıflatır deniliyor doğru mu?

Light ürünlerin kalorisi düşüktür ancak onlarında ne kadar tüketildiği önemlidir. Diyet yaparken yardım alınabilir. Ancak hem normal yemeğimizi yiyip hemde light ürünleri tüketirsek zayıflatmaz , aksine şişmanlatabilir. Bu nedenle light ürün tüketiliyorsa aksi bir ürünü yememek gerekir.

Neredeyse her ürünün bir de lightı çıktı. Her ürünün lightı olabilir mi?

Her ürünün lightı üretilmeye çalışılıyor çünkü hızla büyüyen bir sektör.Un , şeker , tuz , bisküvi, içecekler vs. son yıllarda formuna özen gösteren insan sayısı arttıkça bu ürünlere olan talepte artmaya başladı. Dolayısıyla firmalar bu ihtyiaçlara cevap vermeye çalışıyor. Günümüz toplumunun daha hareketsiz bir yaşama doğru gittiğini düşünürsek insanlar formlarını korumak için enerjisi sınırlandırılmış diyet ürünlere yöneliyor. Bu yönelim firmalarıda harekete geçiriyor. Çok başarılı çalışmalar var. Bunun yanında bir şey ifade etmeyen lihgt ürünlerde mevcut.

Light baklava bile çıktı. Bu işin suistimal edildiğini düşünüyor musunuz?

Suistimal edildiğini düşünmüyorum. Diyet ürünler üreten firmalar ürettikleri ürünün enerji değerlerini , içeriklerini ambalajların üzerine yazıyor. Takdiri insanlara kalıyor. O diyet ürününün normal bir üründen farkı olmadığını düşünüyorsa bu ürünü almamalıdır. Söylemek istediğim şey şu : insanlarımızda maalesef etiket okuma alışkanlığı yok. Dolayısıyla lihgt yazan her ürünün kalorisini yok gibi algılıyor. Oysa bazı ürünlerin normal üründen gerçekten bir farkı yok diyebiliriz. Bu nedenle tekrar belirtmek isterim ki etiketleri okuyun ve diyet olmayan ürünlerle kıyaslamalarını yapın.

Light ürünleri her yaştan insanlar kullanabilir mi?

Lihgt ürünleri büyüme ve gelişme çağındaki çocuklara önermiyoruz. İçindeki katkı maddeleri ve bazılarının doğal olmamalarından dolayı vermiyoruz. Çocukların beslenmesi ne kadar sağlıklı ve doğal olursa temelleri o kadar sağlam olacağından bu tarz besinleri tüketmemelerinde fayda var.

Light ürünlerin yararları var mıdır?

Var. Özellikle bisküviler ve fazla şekerli , yağlı yiyeceklerin lightlarını tüketmek gerekir. İnsan vücüdunun çay şekeri dediğimiz glikoza hiç ihtiyacı yoktur. Aldığımız karbonhidratlı besinleri parçalayıp glikoza zaten çeviriyor. Birde dışarıdan almaya ihtiyaç yoktur. Yağlar içinde aynı şey geçerlidir. Aldığımız besinlerin yapısında da yağ vardır ayrıca tüketilen yemeklere de yağ konmaktadır. Dışarıdan yağ ve şeker takviyesine ihtiyaç olmadığından light ürünleri tüketmekte yarar vardır.

Diyet bir moda haline mi geldi?

Evet. Özellikle son 3 yıldır her gazetede , her dergide bir diyet yazıyor. Oysa diyet bir tedavi sürecidir. Gazetede veya dergide yazılan diyetler herkeste olumlu yanıtlar vermez. Hatta bazılarında aksine kilo aldırır. Diyet kişiye özel olmalıdır. Herkesin kendi gereksinimlerine göre hazırlanmalıdır. Hastalıklarda çok önemli faktörlerdir.bazı hastalıkların tedavisi sadece diyetle olur. Bu nedenlerden dolayı diyet çok basite alınmamalıdır. Her yaz diyete başlayıp yaz sonu bitiren insanlarda bir zaman sonra diyet yanıt vermez çünkü metabolizmalarını bozmuşlardır. Bazen yanlış diyetler yapmak bile hastalıkların oluşmasına neden olabiliyor. Diyetin bir tedavi süreci olduğu ve kişiye göre hazırlanması gerektiği unutulmamalıdır. Moda olarak görülmemelidir.

Kaynak: Samanyolu Haber

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:04 am

Çok sevindiler: Her 100 Türk evinden 40′ına DİYET ÜRÜNÜ sokmayı başardılar

without comments

KMG Araştırma şirketinin raporuna göre 2006′da Türkiye’deki fonksiyonel ürün pazarı 273 milyon YTL’lik, diyet pazarı da 75 milyon YTL’lik büyüklüğe ulaştı.

Hane davranışlarını ölçerek tüketici davranışlarını düzenli izleyen KMG Araştırma şirketinin, ‘Fonksiyonel ve Diyet Ürünleri‘ni kapsayan raporu, bu iki alanın gıda ve içecek kategorisindeki payını artırmaya devam ettiğini ortaya koydu. Raporda 2006′da Türkiye’deki fonksiyonel ürün pazarının 273 milyon YTL’lik, diyet pazarının da 75 milyon YTL’lik büyüklüğe ulaştığı bildirildi. 2006′da yaklaşık 28 milyar YTL değerindeki gıda ve içecek harcamasının 273 milyon YTL’sini fonksiyonel ürünler oluşturdu. Bir önceki yıla göre fonksiyonel ürün pazarı harcama olarak yüzde 23 oranında artarken, diyet ürünlerde bu oran yüzde 7.2 olarak gerçekleşti. Geçen yıl hanelerin yüzde 36’sının hem fonksiyonel hem de diyet ürünler satın aldığı sonucunun belirlendiği rapora göre her 100 haneden 40′ına diyet ürün girdi.

Fonksiyonel hızlı çıktı

Hazırlanan raporda, sağlık faydaları getiren gıda olarak tanımlanan fonksiyonel gıda ürünlerinin piyasaya çıkan yeni ürünler ve kampanyalar sayesinde bilinirliğini artırdığı vurgulandı.

Türkiye’yi temsil eden 34 ilden seçilmiş 6 bin 200 haneden haftalık olarak toplanan satın alım verileriyle oluşturulan rapora göre, fonksiyonel ürünlerin içinde yer aldığı gıda ve içecek harcamaları büyümesi yüzde 10.8 oranında gerçekleşti. Böylelikle fonksiyonel ürün pazarı yüzde 23′le ortalamayı ikiye katlamış oldu. Diyet ürünlerde ise pazar yüzde 7.2 büyüyerek toplam gıda ve içecek büyümesinin altında bir gelişim gösterdi.

‘Yaz aylarında talep artıyor’

Bu arada fonksiyonel ürün kategorisinde yoğurt, süt, meyve suyu ve margarinlerin payları artarken diyet ürünlerde en fazla payı beyaz et, peynir, süt ve margarin aldı. KMG Araştırma Tüketici Panelleri ve Medya Koordinatörü Kıvanç Bilgeman araştırmayla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Yaz döneminin gelmesiyle beraber özellikle bayanların daha çok tüketimi artırması dikkat çekerken erkeklerin de bu ürünlere talebinin gittikçe arttığını gözlemliyoruz. Aynı zamanda sağlığına dikkat edenlerin katkısını da göz ardı etmememiz gerekiyor.”

Kaynak: Net Haber 17/07/2007

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:04 am

Diyet Ürünleri Hakkında Şok Açıklama

without comments

Op.Dr. Muzaffer Kuşhan‘ın diyet ürünleriyle ilgili verdiği bilgiler hem şaşırttı hem de insanların nasıl bir kandırmacaya alet olduğunu gözler önüne serdi.

CNNTURK’teki ‘Nası Yani?’ programında ‘diyet’ konusu gündeme getirildi. Kilo vermekle ilgili doğrular, yanlışlar, çeşitli ürünler ve bitkilerle ilgili yapılan konuşmalar sırasında en çarpıcı bilgi ise Op.Dr. Muzaffer Kuşhan’ın hem Türkiye’de hem de dünyada bir çok insanın zayıflamak uğruna nasıl bir kandırmaca ile karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Kuşhan, özellikle yaz ayları yaklaştığında hemen herkesin gündemine giren şok diyetler, mucize diyetler ve ürünlerle ilgili olarak, “Bütün dünyada zayıflamayla ilgili sunulan yöntemlerin yüzde 95′i kandırmacadır. Şu anda Türkiye’de gazetelerde, televizyon reklamlarında, radyolarda sunulan bütün ürünler hatta eczanelerdeki bazı ürünler sadece ve sadece kişilerin cebini zayıflatır. Kendisini asla zayıflatmaz” açıklamasını yaptı.
Bu tür ürünlerin vadettikleri şeyleri yapmaktan çok uzak olduklarının altını çizen Muzaffer Kuşhan, “Kesinlikle zayıflamayla uzaktan yakından ilişkileri yok” diyerek çarpıcı bir gerçeğe vurgu yaptı.

Kuşhan’ın şaşırtıcı açıklaması üzerine Beyaz, “Bunu siz söyleyebiliyorsanız Sağlık Bakanlığı niye böyle birşeyi söyleyemiyor?” sorusu üzerine bu tür ürünlerin Türkiye’de satışına ilişkin önemli bir konuya da dikkat çekti.

Muzaffer Kuşhan, bu tür ürünlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın izniyle Türkiye’ye geldiğini belirterek, “Yani Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde değil. Yalnız tabii içeriye ek besin olarak giriyor, daha sonra birden bire zayıflatıcı bir ürün haline geliyor. Bir de kullanılan bir kelime var; ‘Yardımcı olur’. Yukarıya yerleştiriyor. Bazı diyetisyenler de ona alet oluyor ve reklamına çıkıyor. Oysa uzaktan yakından ilgisi yok” diye konuştu.

Dr. Muzaffer Kuşhan, bu tür ürünlerin üzerinde yazan ‘takviye ürün’, ‘zayıflamaya yardımcı’, ‘zayıflarken partneriniz’ gibi ibarelere de dikkat çekerek bir süre önce ölümlere de neden olduğu öne sürülen ve yasaklanan Lida isimli ilaca da atıfta bulunarak şöyle konuştu:

“Kilonun iki tane özelliği vardır; diyet kelimesini asla kullanmayın hiç sevmez, ikincisi de hareket kelimesini sevmez. Bu iki kelimeyi kullanmadan, kilonun sebebi olan konuları ortaya koymadan siz ona diyeceksiniz ki ‘Bu ürünü kullan, iş bitti’! Muazzam bir ticaret yapılıyor! Oysa temel prensip şu: Harcadığınız kadar kalori alırsanız aynı kiloda kalırsınız. Daha az kalori alırsanız zayıflarsınız.”

Kaynak: Televizyon Gazetesi 03/06/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:02 am

Diyet ve fonksiyonel ürünler için 271 milyon YTL harcadık

without comments

Hane tüketimiyle ilgili araştırmalar yapan HTP’ye göre, Türkiye’de geçen yıl 271 milyon YTL’lik diyet ile sağlığı destekleyici fonksiyonel gıda tüketildi. HTP Genel Müdürü Kıvanç Bilgeman, ‘En büyük tüketim artışı sindirim sistemini düzenleyici yoğurtlarla, bitkisel çaylarda yaşanıyor. Çok sayıda yerli ve yabancı şirket bu pazara girmeye hazırlanıyor’ dedi.

Bilgeman, şunları söyledi: ‘Hastalık riskini azaltan, sağlığı destekleyici ürünleri her kesimden insan tarafından tüketiliyor. Sosyo ekonomik durumu en kötü olanlarda bile bu ürünlerin tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 59′un üzerinde bir artış gösterdi. Dolayısıyla, Türkiye’de fonksiyonel ürün pazarı dünyaya göre çok daha küçük ama önümüzdeki günlerde çok daha fazla büyüyecek. 2006 sonunda en az yüzde 40′lık bir büyüme bekliyorum.’

Fonksiyonel gıda harcamaları 2005 yılında 2004 yılına göre yüzde 41.1 büyüyerek, hızlı tüketim ürünleri büyüme ortalamasının (yüzde 20) çok üzerinde bir büyüme gösterdi. Fonksiyonel ürünleri satın alan hane sayısı artarken, bu hanelerin harcamaları da yükseldiği için kategoriye harcanan para miktarı da artış gösterdi. Pazarda en yüksek harcama payına sahip olan maden sularının 6,7 puan pay kaybederek yüzde 45,2′ye düştüğü, 2005 yılında piyasaya çıkan fonksiyonel yoğurt ürünlerinin ise toplam fonksiyonel ürün için harcanan paradan yüzde 7,1 pay aldığı görülüyor.

Diyet geriliyor

Bilgeman, fonksiyoneldeki artışın diyete göre daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Diyet ürünler kategorisinde en büyük harcama payını alan bisküviler 2004′e göre pay kaybederken, gazlı meşrubatlar 2005 yılında payını artırarak bisküvi payına yaklaşmaya başladı.

Pazardaki yabancı firma sayısı artacak

Danone, Sütaş, Pınar ve Doğadan firmalarının önemli bir pazar payına sahip olduğu fonksiyonel ve diyet ürün pazarında, rekabet kızışacak. Dünyanın 3 büyük gıda şirketi Kraft, Nestle ve Dr. Oetker Türkiye’ye diyet ürünlerini getirmeye hazırlanıyor. Ülker’in de bu alanda yeni projeleri olduğu biliniyor.

Kaynak: Akşam 15/04/2006

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:00 am

Diyet içecekler kilo aldırıyor!

without comments

ABD’de yapılan araştırmaya göre, diyet içecekler bilinenin aksine şişmanlatıyor. “Nasıl olsa kilo aldırmaz” diyerek daha fazla tüketiliyorlar.

Diyet içecekler zayıflatmıyor!

ABD’nin Teksas Üniversitesi Bilim Merkezi tarafından yapılan bir çalışma diyet içeceklerin zayıflamaya yardımcı olduğu tezini çürütüyor. New York’ta bulunan bir grup obez üzerinde yapılan çalışmada diyet içecekler bir süre için normalleriyle değiştirildi. Sonuçlar normal soda içmeye başlayan obezlerin kilolarında bir değişme olmadığını gösterdi. Bilim adamları bunun nedenini diyet içecek kullanan kişinin kendisini zayıflattığına dair oluşan psikolojik etkiyle daha fazla yemek yemesine bağlıyor…

Kaynak: Diyet Form 28/02/2007

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 9:58 am

Zayıflama isteği hastalık mı?

without comments

Kadınların en büyük sorunlarından biri fazla kiloları… Sağlıklı bir şekilde yapılan diyetlerle bunun önüne geçebilir. Aşırı korku duyuyorsanız, takıntı yaptıysanız o zaman hastalık riski artıyor.

Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluk… Psikologlara göre,ne zaman ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte, eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değil.

A. Nervoza olarak adlandırılan rahatsızlığa yakalanan bireylerin yaklaşık yüzde 95′ inin kadın olduğunu belirten uzmanlar, bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riskinin belirgin oranda arttığını kaydediyor. Üst sosyoekonomik sınıflarda daha sık görülüyor.

En temel belirti aşırı kilo alma korkusu… Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabiliyor.

Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma oluşuyor. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabiliyor. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek isteyenler 2 yola başvuruyor. Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de, çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar.

Hastalık belirtileri

Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözleniyor. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla, boğazlarına parmaklarını bastırarak kusuyor. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi, mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler gözlenebiliyor. Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler görülebiliyor. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

Anoreksia Nervoza‘nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemekle birlikte, oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınıyor. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığını ve bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşunu dikkate alan uzmanlar, cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıktığını düşünüyor.

Zayıf kadın ideal midir?

Batı toplumlarında kadının fiziksel görünümü ve bu bağlamda ince bir vücut yapısına sahip olması oldukça önemlidir. Kadın için ideal fizik görünüm ince olmak. Eskiden hafif kilolu kadın tipi ideal tip olarak görülürken, şimdilerde bu anlayış terk edildi.

Teknolojik gelişime paralel olarak medyadaki değişimle birlikte bu anlayış hız kazandı. 1970′li yıllardan önce ideal kadın balık etinde Taylor kabul edilirken, 1970′lerde zayıflığı ile ün yapmış manken Twiggy yapılan kamuoyu araştırmalarında öne geçti. Son 25 yıldır Amerikalı kadınlar daha zayıf olma eğilimindedirler.

Gerek Türkiye’de, gerekse yurtdışında güzellik yarışmalarına hep zayıf kızların katıldıkları görülüyor. Medyadaki bu imaj bombardımanın toplumsal sonucu olarak, popüler insanların beden ölçülerinin daha da küçüldüğü görülüyor.

Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlıyor. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir.

Tıklayaz.com zayıflama ve diyer ürünleri için tıklayınız.

Kaynak: Diyet Form 01/03/2007

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 9:57 am