TIKLAYAZ.com Tüketici Ürün Yorum ve Karşılaştırma Sitesi

Just another WordPress.com weblog

Archive for the ‘Yeni Çıkan Ürünler’ Category

Tüm Dünyada Anneler Tarafından Büyük İlgi Gören Sanosan Markası Türkiye’de

leave a comment »

Bebek ve çocukların hassas ciltleri ve anneler için son teknolojiyle geliştirilen “Sanosan” markası Türkiye’ye geldi. 

Bebek ve çocukların hassas ciltleri ve anneler için son teknolojiyle geliştirilen “Sanosan” markası Türkiye’ye geldi. Tüm dünyada anneler tarafından büyük ilgi gören marka eczanelerden temin edilebiliyor.
Sanosan, doğumlarının ilk günlerinden başlayarak süt çocuklarının nazik ve hassas ciltleri için özel olarak Mann&Schröder tarafından Almanya’da hazırlanıyor. Sanosan günlük bakım ürünlerinin yanı sıra, çocuklar ve yetişkinlerdeki ağrı veren cilt hasarları, atopik dermatit ve egzamalarda da cildi rahatlatan ve tedaviyi destekleyen ürünler sunuyor.

Sanosan ürünlerinde, yüzyıllar boyunca güvenle kullanılmış ve etkinliği ispat edilmiş olan zeytinyağı ve süt proteinleri kullanılıyor.

Yeni doğan bebeklerin hassas cildinde henüz koruyucu mekanizma gelişmemiş olduğu için hepsi farklı ihtiyaçlar için geliştirilmiş olan Sanosan ürünleri, bebeğin hassas cildi için koruma kalkanı görevini de yapıyor. Bebeklerin günlük ve özel bakımında kullanılan Sanosan Bebek Cilt Bakım serisi içinde bakım yağı, losyonu, pişik kremi, pantenollü pişik kremi, soğuk ve rüzgara karşı koruyucu krem ve pudra olmak üzere 6 ürün, temizlik serisinde banyo köpüğü ve şampuanı, bakım sabunu, şampuan, yıkama ve bakım pompalı, temizleme yağı, rahatlatan yağlı temizleme mendili, losyonlu temizleme mendili kutulu, ıslak el bezi olmak üzere 8 ürün ve özel bakım amaçlı rahat bir uyku uyumaları için de iki ayrı ürünü bulunuyor.

Sanosan’ın, hamilelik dönemi ve sonrasında cildin korunması için, anne cilt bakım ürün serisi de bulunuyor.

Kaynak: LPG Haber 25/01/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 25, 2008 at 7:57 pm

Nestle’den Bebekler için Tahıllı Mama

leave a comment »

Nestle, Dünyadaki İlk Tahıl Mamasını Üretti. Tahılların Enzimlerle Parçalanması Tekniğiyle Üretilen Mama, Bebeklerin Sindirimine Yardımcı Oluyor ve Günlük Demir İhtiyacının Yüzde 50’sini Karşılıyor.

Nestle, dünyadaki ilk tahıl mamasını üretti. Tahılların enzimlerle parçalanması tekniğiyle üretilen mama, bebeklerin sindirimine yardımcı oluyor ve günlük demir ihtiyacının yüzde 50’sini karşılıyor.

Nestle’nin, Nestum Kaşık Mamaları‘nın tanıtımı için düzenlediği basın toplantısında konuşan Nestle Bebek Mamaları Ülke Müdürü Dr. Lolita Bazarova, Nestle’nin bebek maması konusunda 140 yıllık tecrübeye sahip olduğunu vurguladı.

Bazarova, dünyada ilk bebek mamasının Nestle’nin kurucusu Henri Nestle tarafından üretildiğini, ondan kalan mirasla bebek beslenmesiyle ilgili araştırmalara çok önem verildiğini ifade ederek, “Bugün Nestle, beş kıtaya yayılmış fabrikaları ve Ar-Ge merkezleri ile dünyanın en büyük bebek maması üreticisidir. Araştırmalar için 1 milyar dolar harcıyoruz. Merkezlerimizde, sadece 2006 yılında 240 araştırma yapıldı ve bunların 32’si patent aldı” diye konuştu.

Toplantıya katılan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan da, bebekler için ilk altı ay sonrasında verilecek besinlerin önemine değinerek, “Bebekler ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmeli. Altı aydan sonra tek başına anne sütü besin ihtiyacını karşılayamaz, bunun için de tamamlayıcı gıdalara geçilmelidir” dedi.

Mocan, bebeğe verilecek ek besinlerin, bebeklerin damak zevkine uygun, sindirimi kolay, büyüme ve gelişmesi için gerekli maddeleri içeren nitelikte olmasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Annelerin bebeğe verecekleri gıdaları seçmekte dikkatli davranmaları gerektiğini belirten Mocan, “Anneler, özellikle, karaciğer, böbrek ve sindirim sistemlerine yük getirecek gıdalardan uzak durmalılar” dedi. 
 
Kaynak: Haberler 24/10/2007

Written by tiklayaz

Ağustos 25, 2008 at 7:47 pm

Tofaş’tan elektrikli otomobil

leave a comment »

Tofaş, hafif ticari araç segmentindeki Fiorino’nun elektriklisini üretmek harekete geçti. elektrikli otomobil

Tofaş, hafif ticari araç segmentinde yer alan, Peugeot – Citroen ortaklığı (PSA) ile geliştirdiği ‘Fiorino’nun sadece elektrik enerjisiyle çalışan modelinin üretimi amacıyla çalışma başlattı.

Fiat bünyesinde ilk kez Tofaş tarafından geliştirilen ve yıl sonunda lansmanı yapılması düşünülen sistemin, gelecek yıllarda diğer bazı modellere de adapte edilmesinin planlandığı belirtildi.

Tofaş, Peugeot- Citroen ortaklığı (PSA) ile geliştirdiği ve kendi bünyesinde ‘Fiorino’ adı altında satışa sunduğu aracın elektrikli versiyonunu üretmek için çalışma yürütüyor.

Bu kapsamda, İtalya’dan, Uludağ Üniversitesi Görükle Kampusu’nda faaliyet gösteren Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde (ULUTEK) bulunan Tofaş’ın Ar-Ge merkezine gelen Fiat ekibi, Türk mühendislerle birlikte, gelecek yıl piyasaya çıkması planlanan aracın üzerinde yoğun bir mesai harcıyor.

Dolu bataryayla 200 km

Aracın projesinin tamamlandığı öğrenilirken, bataryanın motora daha fazla güç vermesini sağlamak için bazı çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.

Yeni çıkacak modelin özellikle kent içi kullanıma yönelik olacağı, saatte 100 kilometre hız yapabileceği ve dolu bataryasıyla 200 kilometre yol alabileceği öğrenildi.

Kaynak: Milliyet 01/08/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 20, 2008 at 3:42 pm

5 bin YTL’lik Tata Nano

leave a comment »

İşte 5 bin YTL’lik otomobil

Otomotiv devi Tata, ‘dünyanın en ucuz otomobili‘ olarak tanıtılan Tata Nano’nun da etkisiyle hızlı büyüdü. Araç sonbaharda Türkiye’ye gelecek.

Hintli Tata tarafından ‘Dünyanın en ucuz otomobili’ olarak tanıtılan Tata Nano henüz Türkiye’ye gelmedi, ancak oluşturduğu olumlu imajın da etkisiyse Tata Türkiye’de sektörden daha hızlı büyüme kaydetti. Tata’nın Türkiye Distribütörü İsotlar Grup’un Pazarlama Müdürü Banu Eresen, “Yılın ilk 6 ayında binek otoda sektör yüzde 18,2 büyürken Tata yüzde 51,2 oranında büyüdü. Ticaride ise sektörün büyümesi yüzde 4,9 iken Tata yüzde 21,4’lük büyüme gerçekleştirdi” dedi.

2.500 $’lık araç ekimde Türkiye’de

2 bin 500 dolarlık Tata Nano, Hindistan dışında ilk defa 9-19 Ekim tarihleri arasında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan Auto Show 2008‘de sergilenecek. İthalat bedeli ve vergilendirmelerden dolayı Türkiye’deki fiyatı artabilecek araç 33 beygir gücünde ve saatte en fazla 70 km hız yapabiliyor. Şanzıman sistemi ve bagajı bulunmayan 4 kişi kapasiteli Tata Nano’nun kısa mesafelerde pratik bir ulaşım aracı olacağı belirtiliyor.

Banu Eresen, sektörden daha hızlı büyümelerinde doğru pazarlama stratejileri uygulamanın yanında etkili olan faktörler hakkında şöyle devam etti: “Tato Nano dünya basınında lanse edildiğinde telefonlarımız kilitlendi. Kadronun yarısı, sıraya girmek, kaparo vermek ve filo almak isteyenlere ürünle ilgili bilgiler verdi. Jaguar ve L.Rover satın alması ve Tata Nano üretimi sayesinde basında olumlu olarak çok yer aldık.”

J9 PREMİER’DE LİDERLİĞİN SIRRI

Ticari araçta Hyundai Truck yanında Karsan tarafından üretilen ve özellikle okul taşımacılığında tercih edilen J9 Premier’in de distribütörlüğünü yürüttükleri bilgisini veren Banu Eresen, J9’u yüzde 30 Pazar payıyla kendi segmentinde lider yaptıklarını söyledi. Yılda 4 bin 500 adet J9 satış adedine ulaştıklarını anlatan Eresen, bunun sırrını şöyle açıkladı: “J9’un distribütörlüğünü 2006 nisanında aldık. Araçta görülmek istenen değişiklikleri belirleyip Karsan’a bildirdik. Yenilenmiş olarak 2007 ağustosta piyasaya sunulduğunda ilk ayı ve yılı satış birincisi olarak kapattı.”

Kaynak: Samanyolu TV 01/08/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 20, 2008 at 3:36 pm

Ekonomik gaz pedalı

leave a comment »

Nissan yakıttan tasarruf için çok farklı bir teknoloji geliştirdi..

Yakıt tüketimini azaltmanın birçok farklı yolu vardır. Çeşitli yakıt türleri ya da yakıtlara eklenen çeşitli ek kimyasal maddeler ile yakıt tasarrufu yapılabildiği gibi çeşitli fiziksel yollar ile de yakıt tasarrufu yapılabilir. Örneğin doğru lastik havaları, klimaları daha az kullanmak, gaz pedalına daha az basmak gibi çeşitli yöntemler vardır. İşte Nissan’ın yeni buluşu tam bu noktada devreye giriyor.

Nissan tarafından geliştirilen yeni bir gaz pedalı, sürücünün gaz pedalına gereğinden fazla bastığını anlayarak sürücünün daha fazla pedala basmasını engelliyebiliyor. Bu sayede arabalarda %5 – %10 arasında değişen oranlarda yakıt tüketimini azaltabiliyor.

Bu oranlar baştan gözünüze az gelebilir. Fakat bireysel değil toplu olarak düşünürsek çok ciddi oranlarda yakıt tasarrufu yapılabileceği düşünüle bilir. Türkiye’de şu an trafiğe kayıtlı 12.4 milyon araç var ve yılda 31.1 milyon ton benzin tüketiliyor. %5’lik bir tasarrufun bile ne kadar büyük bir geri dönüşü olacağını sizde tahmin edebilirsiniz.

Nissan yaptığı açıklamada bu pedalları önümüzdeki yıldan itibaren yeni modellerine koymaya başlayacağını, fakat sadece belli modellerde olacağını belirtti.

Kaynak: Hürriyet 06/08/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 20, 2008 at 3:28 pm

Nissan, Otomobil, Yeni Çıkan Ürünler kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

99 dolara dizüstü bilgisayar

leave a comment »

Notebook’un yerini almaya aday netbook

Netbook diye de bilinen mini dizüstü bilgisayarlarda rekabet artıyor. Fiyatlar 99 dolara kadar indi. Hong Konglu bilgisayar firması Jointech, piyasadaki en ucuz netbook modeli olan JL7100’ü tanıttı. Aslında ürünün 99 dolar olmasının sebebi, teknik özelliklere bakılınca anlaşılıyor. 7 inç 800 x 480 çözünürlüklü ekranında 64 bin renk görüntüleyebilen cihaz, sadece 64 MB(evet, megabyte) belleğe sahip. Ürünün işlemcisi ise Pentium MMX(sararmış yapraklar, eski defterler…) ayarında bir güce sahip olan ARM 9.

Çocuklar için ideal

Windows CE 5 işletim sistemi kullanan JL7100’ün depolama kapasitesi de belleğinden aşağı kalır değil; 64 MB. Yine de USB girişleri sayesinde harici depolama ürünleri ile durumu kurtaracağınızı varsayabilirsiniz. shiftdelete.net’in haberine göre, 4 saate kadar pil ömrü sunan ve sadece 680 gram ağırlıktaki ürün, fiyatı belli olmasına rağmen henüz satışa sunulmuş değil. Ülkemize gelip gelmeyeceği de her zamanki gibi belirsiz durumda.

Kaynak: Habertürk 29/07/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 20, 2008 at 3:22 pm

Bebeklerde cilt bakımı önemli

leave a comment »

Bebek cildi, tıpkı yetişkinlerinki gibi farklı görevleriyle öne çıkan en önemli organ.

Bir duyu organı olarak da sıcak ve soğuk hissiyatına hizmet ediyor. Tat almak onun üzerinden gerçekleşiyor, acı duymak da… Çarpma gibi mekanik etkenlere karşı koruma kalkanı görevi görmesinin yanı sıra vücut ısısını düzenlemek de onun işi.

Bebeklerde cildin çok yönlü fonksiyonu henüz gelişmemiştir. Daha incedir ve asit koruma kalkanı çok daha hassastır. İşte burada bebek cildinin bakımına duyulan gereksinim öne çıkmaktadır. Çünkü zarar verici dış etkenler ve kurumadan korunması, bağışıklığını geliştirmesi için bebek cildinin ciddi ve özenli bir bakıma ihtiyacı vardır. Kozmetik markaları bebekler için geliştirdikleri ürünleriyle onların narin cildini olumsuz koşullara karşı koruma altına almaya yardımcı oluyorlar.

HAFTADA İKİ KEZ BANYO

Bazı ebeveynler bebeklerinin temizliğini ve hijyenini aşırı derecede ön planda tutuyorlar. Uzmanlar ise bu tutuma bebek emeklemeye başladıktan itibaren son verilmesini gerektiğini belirtiyorlar. Toz, kir ve çamur küçük çocukları korkutmaz. Ama onların dış dünyayla temasını sağlayan “kirli” oyunlar, kimi zaman anne-babaları estetik olarak rahatsız edebiliyor. Bebeğinizin toz, kir ve çamurla oyununda gözüne kaçma ya da yüzüne bulaştırması dolayısıyla günlük ritüel temizliği için uzmanların aşağıdaki önerilerini dikkate almak gerekiyor:

Sabahları ellerin ve yüzün yıkanması, geceden kalan teri alması ve bebeğin cildine ferahlık vermesi için yeterlidir. Ardından güzelce kremlenmiş bir ciltle onu güne hazırlayabilirsiniz.

Buna karşın akşam eller, yüz ve özel bölgelerini özenle temizlemek gerekiyor. Böylelikle günlük kirlerin gece boyunca cidini tahriş etmesini önlemiş olursunuz.

Tuvaletten çıkarken, yemekten önce elleri yıkamanın bir gereklilik olduğunu bebeklik döneminden itibaren öğrenmeleri gerekiyor. Eğer siz bu konuda onlara örnek olursanız, mikropların ve gün içinde cilt yüzeyinde biriken kirlerin yemekle birlikte vücuda alınmasını engelleşmiş olursunuz.

Vücut temizliği için haftada iki kez yapılan duş ya da banyo yeterli olacaktır. Aksi takdirde cildin koruma mantosu hasar görebilir. Tabii, yine cildin kurumasını engelleyecek bebek cildine özel nemlendiricileri ihmal etmemelisiniz.

Bebeğinizin vücudunu temizlediğiniz sünger nemli ortamlarda çok çabuk mikrop üretebileceğinden kullanırken dikkatli olmak gerekiyor. Eğer mutlaka kullanmaktan yanaysanız günlük olarak yıkamalı ya da kullanım öncesinde kaloriferin üzerinde kurutmalısınız. Aslında bu iş için ellerinizin yeterli olduğunu söylemeliyiz.

Hangi bakım ürününü kullanmalı

Bebek kozmetiğinde cilt bakım ürünleri oldukça geniş bir alanı kaplıyor. Siz tabii ki, bebek cildi için özel olarak geliştirilmiş ürünleri seçeceksiniz. Bu kremlerin içeriğinde yoğun yağ bulunmaktadır. Ayrıca çocuk sabunları da hafif ve cildin yağlanmasını önleyici bileşenlerle üretilmektedir. Bebek ürünü satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de içerdikleri katkı maddesi ve parfümlerin hassas bebek cildinde reaksiyonlara yol açabileceğidir. Bu olasılığa en iyi alternatif, bitkisel bazlı cilt bakım ürünlerine yönelmek olacaktır. Bu ürünlerde kullanılan saf yağlar tamamen cildin bakımına ve sağlığına yöneliktir. Ambalajlarının üzerinde hangi üründe hangi içeriklerin yer aldığı ise ayrıntılı olarak yer almaktadır.

Bebeğinizin cildini güneşten koruyun

Uzmanlara göre bebeklerde cildin kendi “güneş koruyucu” mekanizmaları tamamen gelişmediği için, bebekler doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalı. Bununla birlikte yine de bebek cildi gölgedeki dolaylı güneş ışığının olumlu etkilerine ihtiyaç duyuyor: D vitamini üretimi kalsiyum emilimi için gerekli ve bunun sonucu olarak sağlıklı kemik gelişimi de güneş ışığıyla sağlanabiliyor. Yeterince güneş ışığı ve sıcaklığı, kardiyovasküler sistem, kan dolaşımı, sinir sistemi ve bedenin metabolik süreçleri üzerinde pozitif etkiye sahip.

Çocuk doktorları ve cilt uzmanları, aktif güneş korumasını (gün ortasında güneş ve doğrudan güneş ışığının engellenmesi, uygun giyinme ve siperlikli şapkaların kullanılması) öneriyor. Aynı zamanda yüksek güneş koruma faktörü (minimum GKF 15) içeren koruyucu kremlerin kullanılması öneriliyor. Buna ek olarak, bebekler için kullanılacak koruyucu kremlerin, UV ışınlarının cilt yüzeyinde yansıtılmasını sağlayan mineral filtreli (titanyum dioksit ve çinko oksit maddeleri içeren) ürünler olmasına dikkat etmek gerekiyor.

Çiğ yiyerek enerjinizi yükseltin

Gelin, bu yaz kendizi bugüne kadar öğrendiklerinizden tamamen farklı bir beslenme alışkanlığıyla değiştirin.

Raw food (çiğ yemek) felsefesi, vitaminlere ve hazmı kolaylaştıran enzimlere zarar verdiği gerekçesiyle besinleri 40 derecenin üzerinde pişirmeyi reddediyor. 18-20 ve 25-27 Nisan tarihleri arasında Hillside Su’da başlayacak olan Re-fresh Weekend programı öncesinde Raw Foodist Mehmet Ak’la konuştuk.

Raw food felsefesini diğerlerinden ayıran en önemli özelliği nedir?

- Raw food (çiğ besin) aslında bir yaşam tarzı. İnsanın kendini sevmesi, yaşadığı evren ve doğanın farkında olması, doğa ile dengeyi kurması ile gerçekleşiyor. Vücudumuzun bizim kalemiz olduğunu düşünürsek bizim sorumluluğumuz, kalenin bekçilerini gerekli enerji destekleri ile beslememiz. Raw food, insanın yeryüzüne geldiği zaman Adem ve Havva gibi ilk yediği orijinal yemek. Bizler milyonlarca yıl çiğ yiyerek buraya kadar geldik. Raw food mutfağının çok önemli faktörlerinden birisi gıdaların enzim gücünü koruması. Bu da yiyeceklerin hazırlanmasında ısı derecesinin 40 C’nin üstüne çıkmaması ile sağlanabiliyor.

Bu beslenme tarzında neleri yemekte özgürüz?

- Raw food yaşam tarzında genel anlamda aklınıza gelen bütün sebzeler, meyveler, kavrulmamış kuruyemişler, bazı kökler ve çiçekler, her türlü baharatlar, saf zeytin yağı, saf kokonat yağı, işlenmemiş kendir, kenevir tohumu yağı kulanılıyor. Ancak bazı sebzeler ve tahıllar enerji gücü az olduğundan dolayı kulanılmıyor. Aşırı ısıya tutulmamış olan organik herşeyi yemekte özgürsünüz. Besinlerin vücutla dengesi göz önünde bulundurularak pH değerlerine göre beslenilmesini öneriyor. Örneğin, kavun ya da karpuz ile diğer meyveleri karıştırmanız önerilmiyor. Özellikle tohumları ve kuruyemişleri yemeden önce 6-12 saat suda bekleterek enzim hareketini başlatarak temelde tutmaya çalışıyor.

Ünlü isimler arasında bu beslenme şeklini uygulayanlar kimler?

- Günümüz Hollywood ünlülerinden Uma Thurman, Demi Moore, Natalie Portman, Woody Harrelson başta gelen raw foodistler. Ayrıca süper model Carol Alt, Alicia Silverstone, Ram Dass, Anthony Robbins gibi birçok isim listeye eklenebilir.

Not: Röportajın tamamını ELLE’in mayıs sayısında okuyabilirsiniz.

Kabarık saçlar geri döndü

Amy Winehouse’la yıldızı parlayan ve Cavalli, Dior, Gucci ve Vivienne Westwood gibi tasarımcıların da sezon koleksiyonlarında tercih ettikleri kabarık saç stili 2008 yazıyla birlikte günlük hayata da adapte oluyor. Saçların yoğun krepesiyle elde edilen bu görünüm aynı zamanda geçmişe gönderme de yapmıyor değil.

60’larda Türk filmlerinin unutulmaz yüzleri Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit’te sıkça rastladığımız kabarık saç modelleri yaz aylarıyla birlikte yeniden geri dönüyor. Saç tasarımcılarının özellikle saçlarının azlığından ve saç tellerinin ince oluşundan şikayet edenlere önerdiği bu model, son dönemde en spor kıyafetlerle bile uyum sağlıyor.

Krepe uygulaması öncelikle saçın dolgun görünmesini sağlıyor. Ana prensip ise saçları tarama yönünün aksi yönünde ince bir tarakla taramak. Uygulaması ise oldukça basit; önce, saçları kalın tutamlara ayırın. Ama kakülleri bu tutamlara katmayın. Başın dip kısmından ucuna doğru ince dişli bir tarak yardımıyla saçlarınızı tarama yönünün tersine doğru tarayın. Banyo sırasında saçlarını rahatça açabilmek için krepe uygulamasına saç diplerinden itibaren 2 cm. boşluk bırakarak başlayın. Tutam tutam yaptığınız uygulama sonunda elde ettiğiniz modeli sabitlemek için saç spreyi kullanabilirsiniz. Uzun süreli bir kalıcılık için işleme nemli saçlarınızı şekillendirici saç köpüğüyle kurutarak başlayın.

Bu yaz tırnaklar Nirvana’ya eriyor

Koleksiyonlarında dünya coğrafyasından ve farklı kültürlerden esinlenen OPI 2008 yazında mevsimin güneşli, yüksek enerjili renklerini “India Collection” adını verdiği paletine taşıyor. Baştan çıkaran fuşyalar, mercan ve turuncular, kırmızılar, modanın tüm renklerinden detaylar tırnaklara Hint rüzgarını getiriyor.

Kaynak: Hürriyet / Nilüfer PAZVANTOĞLU 18/04/2008

Written by tiklayaz

Ağustos 19, 2008 at 10:42 am

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.